21 "türkçe" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)
"türkçe" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar21 Aralık 2008 16:41 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
dil ve anlatım
,
edebiyat
,
paragraf bilgisi
,
türkçe
PARAGRAF BİLGİSİ
Herhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümüne paragraf denir. Paragraf, geniş bir konunun belli bir bölümünü ifade eden düşünce birimidir.
Paragraflar, bütün bir konunun ayrı ayrı bölümlerini ifade eden, kendi içinde de bütünlüğü olan birimlerdir. Bu bakımdan iyi düzenlenmiş bir paragrafta cümlelerin açık, etkili ve birbirine bağlı olması gereklidir.
Uzun bir yazının bölümlere ayrılmaması okuyucuyu yoracağı için yazıdaki çeşitli ana fikirlerin birbirinden ayrılması paragraflarla mümkün olur. Böylelikle yazının kolay okunması ve anlaşılması sağlanır. Yazıda ilk satırın biraz içeriden başlaması (paragraf şekli), bir düşüncenin veya konunun bir bölümünün tamamlanıp diğer bir bölümüne geçildiğini gösterir. Böylelikle okuyucunun ilgisi devam ettirilir, yazının daha kolay kavranması da sağlanır.
İyi bir paragrafın özellikleri
İyi bir paragrafta;
a) Temel cümle,
b) Yan cümleler (yardımcı fikirler),
c) Birlik,
d) Düzen,
e) Ölçü
bulunur.
a) Temel cümle
Paragrafta, işlenecek düşüncenin özünü oluşturan bir cümle (temel cümle) mutlaka bulunur. Bu cümle, üzerinde durulacak temel düşünceyi açıkça veya dolaylı yoldan ifade eden bir cümle olabilir. Bu cümle paragrafın özeti olarak değerlendirilebilir; ancak paragraftaki diğer cümlelerde bulunan düşüncelerin hepsini kapsamaz.
Temel cümle yazarın üslûbuna göre, paragrafta değişik yerlerde bulunabilir: Önce temel cümle yazılıp yardımcı fikirlerle geliştirilebileceği gibi, açıklamalar yapıldıktan sonra, “işte buradan çıkarılacak sonuç budur” dercesine paragrafın sonuna yazılabilir veya bir başka yol olarak temel cümle paragrafta doğrudan doğruya yer almaz, yazar bunu bizim bulmamızı ister.
b) Yan cümleler (Yardımcı fikirler)
Temel cümle, yardımcı fikirlerle uygun bir tarzda, değişik metotlarla açılarak geliştirilir. (Böyle olmasa, bütün paragrafların birer cümleden ibaret olması gerekirdi.) Paragrafta; ortaya atılan temel düşünceyi, aynı doğrultuda destekleyen yardımcı fikirlerle konu ve düşünce bütünlüğü sağlanır.
Paragrafta işlenen konunun, düşüncenin özelliğine göre ana düşünceyi açmak, geliştirmek için aşağıda sıralanan metotlar kullanılabilir. Bu metotlara düşünceyi geliştirme yolları da denir. Bir paragrafta bunlardan sadece biri kullanılabileceği gibi, birkaçı aynı anda kullanılabilir:
· Tanımlama: Bir kavramın veya nesnenin ne olduğunu, ne işe yaradığını; belirleyici özellikleriyle anlatmaktır. Makale gibi fikir yazılarında ve giriş paragraflarında daha çok kullanılır. Tanımlama, kimdir, nedir sorusunun cevabıdır.
“Yazıcılar, klavye veya daha değişik giriş aygıtlarıyla bilgisayara girilen bilgileri veya yazıları kâğıt üzerine aktarmaya yarayan aygıtlardır.” örneğindeki gibi.
· Örnekleme: Soyut niteliği olan düşünceyi (veya görüşü), okuyanın veya dinleyenin zihninde canlandırmak, onun kolay kavranmasını sağlamak için yapılan somutlaştırmadır.
· Karşılaştırma: Birbiri arasında benzer veya farklı yönler bulunan iki kavram veya nesnenin ortak ya da farklı yönlerini incelemeye karşılaştırma denir. Sık kullanılan metotlardan biridir.
Roman ve hikâye olay yazıları olduğu için benzer yönleri çoktur. Hikâyede olay, romanda olaylar vardır. Kahramanların ve çevrenin tanıtı­mına romanda çok yer verildiği hâlde hikâyede ayrıntıya girilmez...
· Tanık gösterme: Fikir yazılarında, ortaya atılan düşünceye okuyanı inandırmak için tanınmış kişilerin görüşlerinden yararlanmaya tanık gösterme denir. Okuyucuya veya dinleyiciye “ben bu konuda böyle düşünüyorum ama bu alanın uzmanı ve sizin de tanıdığınız, itimat ettiğiniz falanca da aynı kanaattedir” mesajı verilerek inandırıcılık artırılmaya çalışılır.
· Benzetme: Anlatıma güç kazandırmak için aralarında benzerlik ilgisi bulunan iki kavram veya nesneden zayıf olanı kuvvetliye benzetmedir.
“Şimdi, buz gibi soğuk su içmek istiyorum.” cümlesinde su soğukluğu yönüyle buza benzetilmiştir.
· Tasvir: Anlatılmak isteneni okuyucuların gözü önünde canlandırmak gerektiği zaman başvurulan yollardan biri tasvirdir.
“Bu balçıktan insanlar, aralarında hiç konuşmadan yürürler. Kiminin sırtında bir tutam çalı, kiminin bir çuval saman vardır. Kimi bir keçi yavrusunu kucağına almıştır; kimi bir mandayı dürtüşleyerek önüne katmıştır. Boz eşek, İsmail’in ardından, başını önüne eğmiş, küçücük küçücük adımlarla yürür.” ( Y. K. Karaosmanoğlu, Yaban)
Temel cümle, zıt fikirlerle de açılabilir. Bu metotta, önce karşıt düşünceler yazılır sonra bunların yanlışlığı belgelerle ortaya konur.
c) Birlik
Paragrafta üzerinde durulan temel düşünceden, işlenen konudan uzaklaşmamaya birlik denir.
Her paragrafta konunun sadece bir yönü ele alınmalı, diğer bir yönüne geçileceği zaman yeni bir paragrafa başlanmalıdır. Bağımsız olarak düşünüldüğünde, her biri işlediği konuyu mükemmel olarak ifade eden cümleler, arada ilgi olmadan bir paragrafta toplanırsa paragrafın konu bütünlüğü, birliği bozulmuş olur. Her cümlenin bir yönüyle temel cümleye bağlanmasıyla paragrafın birliği sağlanmış olur.
Meselâ bir yazıda sınıfın tanıtımı yapılacaksa; sınıfın konumu, ölçüleri, eşyası, öğrencileri... her biri ayrı paragraflarda işlenmelidir.
d) Düzen
Paragrafı oluşturan temel cümle ve yardımcı düşüncelerin, işlenen konunun özelliğine göre bir sıraya konması gereklidir. İlginç fikirlerin ve ayrıntıların mantıklı bir düzene göre sıralanması, okuyucunun paragrafı daha kolay kavramasını sağlar.
Konunun özelliğine göre; zaman, bakış açısı, görüş tarzı ve mantıkî düzen ölçü olarak kullanılabilir. Zamana göre yapılacak bir düzenlemede olaylar veya konu geçmişten bugüne veya bugünden geçmişe doğru bir sıra izlenerek yazılır. Zamana göre sıralama; hikâye, roman, hatıra, biyografi, öz geçmiş gibi yazılarda daha çok kullanılır. Görüş tarzına göre yapılacak düzenlemede; yuka­rıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya; sağdan sola, soldan sağa; içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye; uzaktan yakına, yakından uzağa gibi bir sıra izlenir. Tasvir bölümleri genelde görüş tarzına göre düzenlenir. Mantıkî düzenlemede ise genelden özele, özelden genele; parçadan bütüne veya bütünden parçaya doğru bir sıra izlenir. Düşünce yazılarında bu metot daha çok kullanılır.
e) Ölçü
İyi düzenlenmiş paragraflar arasında düşüncelerin önemine göre bir ölçü bulunur. Basit konunun işlendiği bir paragrafın uzunluğu ile önemli bir düşüncenin işlendiği paragrafın uzunluğu aynı olmaz. Paragraflar arasındaki bu dengeyi koruyabilmek için şunlar yapılabilir:
· Paragrafta işlenecek düşünceler, okuyucuya göre ayarlanmalıdır.
· Önemli düşünceleri içermeyen paragraflar kısa yazılmalıdır.
· Yazmaya başlamadan önce konunun tamamı hesaba katılmalıdır.
· Açıklama gerektiren, önemli düşüncelerin bulunduğu paragraflar, diğerlerine göre uzun olmalıdır.
· Paragrafların uzunluğu ile ilgili bir sınırlama olmadığı için bu ölçüyü, yazar ayarlamalıdır.
Paragrafların, birbirine uygun bir şekilde bağlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Paragraf çeşitleri
Herhangi bir konunun farklı bölümlerini oluşturan paragrafları, yerine ve özelliğine göre başlangıç paragrafı, giriş paragrafı, geçiş paragrafı, gelişme paragrafı ve sonuç paragrafı gibi çeşitlere ayırmak mümkündür:
Başlangıç paragrafı:Uzun yazılarda konuya girmeden önce, o konuyla doğrudan ilgisi olmayan fakat yine de onu aydınlatmaya yarayacak düşüncelerin bulunduğu paragraftır. Başlangıç paragrafı, yazının ilk paragrafı demek değildir ve her yazıda olmaz.
Giriş paragrafı:Okuyucuyu konuya hazırlamak, düşünceleri (veya olay yazılarında yeri) tanıtmak, onu okumaya yönlendirmek amacıyla düzenlenen paragraftır. Bir anlamda yazının vitrini olan bu paragrafın dikkat çekici bir şekilde, iyi düzenlenmesi gerekir.
Geçiş paragrafı:Özellikle, uzun yazılarda paragraflar veya bölümler arasında ilgi kurmak için düzenlenen paragraftır. Bir paragraftan diğerine geçildiğinde bazen arada bir kopukluk hissedilir. İşte bunu gidermek için iki paragrafı birbirine bağlayan bir geçiş paragrafı düzenlenir.
Gelişme paragrafı:İşlenen konunun düşünceyi geliştirme yollarından istifadeyle, çeşitli yönleriyle açıklandığı, geliştirildiği paragraftır. Yazıda giriş bölümünden sonra yer alır.
Sonuç paragrafı:Giriş veya gelişme bölümündeki düşüncelerin kısaca özetlendiği, ana düşüncenin hatırlatıldığı paragraftır. Usta yazarların yazılarında genellikle bu paragraf bulunmaz. Çünkü yazar söyleyeceklerinin hepsini daha önceden tamamlamıştır. Ancak, değerlendirmeyi okuyucuya bırakmamak (onun yanılmasını önlemek) veya etkili bir biçimde yazıyı tamamlamak anlayışıyla sonuç paragrafı düzenlenebilir.
Paragraflar, (istenirse) konularına göre olay paragrafı, tasvir paragrafı, tahlil paragrafı ...gibi çeşitlere de ayrılabilir.
UYARI: Paragraf çeşitleriyle, yazının bölümleri birbirine karıştırılmamalıdır. Giriş bölümü sadece bir paragraftan ibaret olabileceği gibi birden fazla paragraftan da oluşabilir. Dolayısıyla giriş bölümüyle giriş paragrafı aynı anlamda kullanılamaz. Benzer şekilde, gelişme bölümü de tek paragraftan ibaret değildir. Bu bölümde gelişme paragrafları birden fazla olur. Sonuç bölümü ise bir paragraf olabileceği gibi birkaç paragraf şeklinde de düzenlenebilir. Düşünce yazılarındaki giriş, gelişme, sonuç bölümleri; olay yazılarında serim, düğüm, çözüm şeklinde adlandırılır.
6. DİLİN KURALLARINI BİLME
İyi bir yazı yazmak veya başarılı bir konuşma yapmak için dilin (ses bilgisinden cümleye kadar bütün) kuralları, söz varlığı çok iyi bilinmelidir. Kelimelerin anlamlarını, bunlar arasındaki anlam inceliklerini ve dilin ifade kabiliyetini iyi bilmek, yazana (veya konuşana) kolaylık sağlayacaktır. Bu konudaki birikimin bir anda oluşması elbette mümkün değildir. Kişi, öncelikle konunun önemine inanır, bol bol okur, araştırır, yazma alıştırmaları yapar, sabırlı olur ve bunu zamana yayarsa bu birikimi kazanabilir.
7. YAZMA
Bilgi birikimden yola çıkarak konuyu tespit edip plânladıktan sonra (paragrafların özellikleri dikkate alınarak) yazmaya başlanmalıdır. Ancak kişinin kendisini hazır hissetmesinin yazının güzelliği ile doğrudan ilgisi olduğunu belirtmekte yarar vardır.
Yazmaya önce, kısa yazılar yazarak başlamakta yarar vardır. Hatta başlangıçta yatkınlık kazanmak için şiirler, kısa hikâyeler... olduğu gibi yazılabilir. Sonra bir üslûp kazanıncaya kadar bol bol yazı denemeleri yapılmalıdır. Bu konuda Benjamin Franklin diyor ki “Güzel yazıları derleyen bir kitap elime geçti, satın aldım. Baştan aşağı okudum. Üslûbu çok hoşuma gitti. Bu üslûp yeteneğine erişme isteğini duydum. Taklitle işe başladım. Önce kitaptaki en güzel makaleleri seçtim. Her paragrafın önemli yerlerini özetledim. Kitabı bir kenara attım. Birkaç gün sonra bu makaleleri aslına uygun olarak, kitaba bakmadan yazmaya çalıştım. Gördüm ki, kelime stokum, kelimeleri kullanışım oldukça zayıf. Ara sıra çıkardığım özetleri birbirine karıştırdım; birkaç hafta sonra özetleri tekrar düzelterek metni meydana çıkarmaya çalıştım. Bu çalışmalar yazı yazma yeteneğimde büyük gelişmeler sağladı.”[3]
8. YAZININ OKUNMASI VE DÜZELTİLMESİ
Yazı tamamlandıktan birkaç gün sonra sanki bir başkasının yazısını okuyormuş gibi; sayfa düzenine, imlâya, noktalamaya, dil bilgisi kuralları ve iyi bir anlatımın niteliklerine uygunluk gibi ölçütlerle dikkatli bir şekilde yeniden okunmalı, varsa yanlışlar düzeltilmelidir. Yazı, herkesin doğru ve kolay anlayabileceği bir hâle getirilmelidir.
09 Kasım 2008 13:24 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
deneme
,
ders
,
eğitim
,
hikaye
,
ingilizce
,
keşke - ı wish ıf only
,
makale
,
tense
,
türkçe
,
ödev
Keşke - I wish / If only
KEŞKE CÜMLECİKLERİ – WISH/IF ONLY CLAUSES
Türkçede keşke diye ifade ettiğimiz cümleleri ingilizcede temel olarak wish veya if only cümleleri ile yaparız.
Bu yapı İngilizce’ de temel olarak üç ayrı zaman için üç ayrı şekilde kullanılır.
Şu an : Şu an için istediğimiz keşkelerimiz.
If only/I wish’ ten sonra geçmiş zaman yapısı (fiil2-didn’t) kullanılır.
I wish u studied you lessons. – Keşke derslerine çalışsan.
I wish it weren’t cold today. – Keşke bugün soğuk olmasa.
I wish the teacher didn’t ask questions. – Keşke öğretmen sorular sormasa.
If only I knew how to dance. – Keşke nasıl dans etmeyi bilsem.
Geçmiş: Geçmişe yönelik keşkelerimiz.
If only /wish’ ten sonra geçmiş zaman yapısı ( had-fiil3) kullanılır.
I wish I hadn’t argued with my mom yesterday. – Keşke dün annemle tartışmasaydım.
I wish you had not told all those lies. – Keşke tüm o yalanları söylemeseydin.
I wish he hadn’t been so drunk in the party. – Keşke partide bu kadar sarhoş olmasaydı.
If only you had learned english when you were at high school. – Keşke lisedeyken ingilizce öğrenseydin.
Bu örneklere baktığımızda keşke ile ifade ettiğimiz cümlenin gerçekleşme olasılığı olduğunu unutmayın.
Gelecek: Geleceğe yönelik keşkelerimiz.
If only/wish ‘ ten sonra would kullanılır. Bu yapı aynı zamanda memnuniyetsizlik bildirirken de kullanılır.
I wish u would hurry up! – Keşke acele etsen!
I wish you would also come tomorrow.- Keşke yarın sen de gelsen.
I wish they wouldn’t reject. – Keşke itiraz etmeseler.
If only he would admit. – Keşke kabul etse.
Yetenek: Yetenek ile ilgili keşkelerimiz.
If only/wish ‘ ten sonra could kullanılır.
I wish I could play tennis. - Keşke tenis oynayabilsem.
I wish he could understand me. – Keşke beni anlayabilse.
I wish I could speak english. – Keşke ingilizce konuşabilsem.
09 Kasım 2008 13:24 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
ders
,
eğitim
,
ingilizce
,
makale
,
school years
,
tense
,
türkçe
,
ödev
SCHOOL YEARS
Mustafa started school while his father was still alive. Ali Rıza Bey's desire was to send Mustafa to the newly-opened Şemsi Efendi school so that he would get a contemporary education although Zübeyde Hanım wanted him to attend a traditional school where mostly prayers and hymns were taught. This caused arguments inside the family and eventually a concensus was reached. Mustafa put on his brand new clothes , grabbed his embroidered bag with the Holy Koran inside and started the traditional school, following his mother's wish, with a traditional ceremony accompanied with prayers and hymns. However, just a few days later, he changed his mind and started Şemsi Efendi school.
In this way, he managed to make both Zübeyde Hanım and Ali Rıza Bey happy. Mustafa Kemal had to be indebted to his father for it was him who opened his son's path with modern and contemporary ideas. However, unfortunately Ali Rıza Bey would not be able to see the success of his son Mustafa "RISING OVER ANATOLIA LIKE THE SUN."
Ali Rıza Bey's death in the November of 1893 due to apparent economical inconveniences made it impossible for the remaining family members to live in Salonika. Thus, Zübeyde Hanım went to Rapla farm by Langaza near Salonika where her mother Ayşe Hanım's stepbrother Hüseyin Ağa was working as the steward. Hüseyin Ağa took good care of Zübeyde Hanım and the children but Mustafa did not want to stay in the farm for a long time.
HIS AMBITION WAS TO GET A GOOD EDUCATION AND BE A GREAT MAN
A decision was made to return to Salonika where Mustafa began to attend a secondary civil servant school. However, things were not fine. One day, he was severely punished by his teacher "Kaymak Hafız Efendi" for he had quarreled with one of his classmates. He was also in a continuous disagreement with one of the other teachers "Copur Hafız Nuri Efendi". All these events drove him to extreme furiosity and made him quit the school. This event was one of the milestones in his life. He made the decision to choose his real place: the Military.
09 Kasım 2008 12:17 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
deneme
,
ders
,
eğitim
,
hangi
,
hikaye
,
ingilizce
,
makale
,
tense
,
türkçe
,
what
,
which
,
ödev
Temelde “What” Türkçe’ deki ne sorusunun cevabıdır, “Which” ise hangi sorusunun. What soru kelimesi ne anlamında kullanılabildiği gibi hangi anlamında da kullanılır. Ancak bu kullanımında what kelimesini takiben bahsettiğimiz isim gelir.
What book do you like to read? – Hangi kitabı okumak istersin?
Aynı soruyu herhangi bir anlam değişikliği olmaksızın which ile de sorabiliriz.
Which book do you like to read? – Hangi kitabı okumak istersin?
Aralarındaki fark ise şudur: Sınırsız veya belirsiz sayıda bir ihtimalden bahsediyorsak what soru kelimesini, sınırlı sayıda seçenekten bahsediyorsak which soru kelimesini kullanırız.
Örneğin arkadaşlarınız dün bir film izledi ve sizin hangi film olduğu konusunda hiçbir fikriniz yoksa soruyu şöyle sorarsınız:
What movie did you watch yesterday? – Hangi filmi izlediniz?
Ama diyelim ki sizin yanınızda birkaç filmden bahsettilerse bu durumda aynı soruyu:
Which movie did you watch yesterday?- Hangi filmi izlediniz? şeklinde sorarsınız.
24 Temmuz 2008 15:01 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
8. sınıf türkçe yazılı soruları
,
dil bilgisi
,
edebiyat
,
edebiyat sınavı
,
edebiyat yazılısı
,
eğitim
,
sınav soruları
,
test soruları
,
türkçe
,
yazılı soruları ve cevapları
,
çözümlü sorular
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamir yoktur?
A) Bu soruyu size sormak isterim.
B) Benim anladığım bu değildi.
C) Bu sorularda bize yardımcı olabilir misiniz?
D) Bu şair çok sevilir.
2. “O” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde işaret zamiri olarak kullanılmıştır?
A) O arkadaşlarımı nasıl unuturum.
B) Onun yüzünü bir kere daha görebilsem.
C) O benim en değerli elbisemdir.
D) Bize gelenler o çocuğu tanımadılar.
3. Aşağıdaki dizelerde geçen ikilemelerden hangisi sıfat olarak kullanılmıştır?
A) Ahmet arkadaşını sık sık azarlıyordu.
B) Onun gözleri yavaş yavaş dolmaya başladı.
C) Zorluklar karşısında kolay kolay pes etmiyordu.
D) Bahçemizde çeşit çeşit çiçekler vardı.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat kullanılmamıştır?
A) Onunla tatlı tatlı konuştuk.
B) Amcam bu kötü durumdan kurtuldu.
C) Bu mahallede kiralık ev bulmazsınız
D) Herkes bu kötü durumdan kurtuldu.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf yoktur?
A) Bu tür hikayeleri pek sevmem
B) Aşağı inince onu görürsün.
C) Bugün okula gidemedim.
D) Sana büyük bir iş düşmektedir
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde durum zarfı yoktur?
A) Onlarla olan arkadaşlığımı tamamen kesiyorum.
B) Elbiselerini odaya gelişigüzel atıvermişti.
C) Bana lütfen bu şekilde bakma.
D) Yukarı çıktığında babaannene de uğra.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ile” sözcüğü edat görevinde kullanılmıştır?
A) Buraya gelmesiyle gitmesi bir oldu.
B) Bu konuyu Zeynep’le Hatice tartışacak.
C) Öğretmenin göreviyle müdürün görevi farklıdır
D) Bu gece seyahate otobüsle gideceğim
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç kullanılmamıştır?
A) Bugün hava o kadar güzel ki anlatamam
B) Buraya Ahmet veya Hasan gelsin.
C) Bu soruyu yalnız o cevaplayabildi.
D) Bu söylediklerinizi yaparım; ama bana biraz süre vermeniz şartıyla.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem vardır?
A) Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
B) Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer
C) Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor
D) Düşman vatanın bağrına taşımış hançerini
10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi birleşik zamanlıdır?
A) Birden benzi sarardı.
B) Çayırlar, bayırlar bozardı
C) Harika bir yemek pişirdi.
D) Bu olayın sırrını ona sorardı
|
Cevaplar:
|
1) D
2) C
3) D
4) A
5) D
6) D
7) D
8) C
9) C
10) D |
1) Aşağıdaki cümlelerde yer alan ad tamlamalarından hangisinin tamlananı zamirdir?
A) Kendi çocuğunu sevmez mi insan?
B) Geziden kimsenin haberi olmamış.
C) Onun malı çok kıymetlidir,dokunmayın.
D) Kalemlerin hiçbiri işe yaramaz,atalım gitsin.
2) ”Vatanımı niçin severim?”sözü, senin aklına yüzlerce cevap getirmiyor mu?Vatanımı severim çünkü annem ve babam orada doğdu;çünkü annemin ağladığı ve babamın büyük anılarını saygı ile andığı bütün ölüler,onun kutsal toprağında gömülüdür.Çünkü doğduğum il,konuştuğum dil, beni aydınlatan kitaplar,kardeşim,arkadaşlarım… vatanımdan birer parçadır.Bu vatan sevgisini sen henüz bütünüyle duyamazsın.Bunu büyüdüğün zaman çok daha iyi anlayacaksın.
Parçada, aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Vatanı sevmek için pek çok neden bulunduğuna
B) Vatan toprağının kutsal olduğuna
C) Çocukların,vatan sevgisini büyüklerinden daha iyi hissettiğine
D) İlimizin,dilimizin,arkadaşlarımızın vatanımızdan birer parça olduğuna
3) Sağ çıkıp günlük savaştan,
Evin yolunu tutmuşum.
Yemek yedim,çocuklarım uyudu.
İniyor üstüme yavaştan
Allah’ın beyaz bulutu,
Kederlerimi unutmuşum.
Behçet NECATİGİL
Şiire göre,şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Bir ailesinin olduğu
B) Bir işte çalıştığı
C) Üzüntülerini unuttuğu
D) Geçim sıkıntısı çektiği
Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri
4) Rahmetle anarım anacığımı.Böylelerini gördükçe:”Doktorluğun,mühendisliğin,avukatlığın,şoförlüğün,şu ya da bu mesleğin okulu var;adamlığın okulu yok ki!”derdi.
Parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarın annesini çok sevdiği
B) Doktor ve mühendis olmanın çok zor olduğu
C) Saygısız kişilerin insanları huzursuz ettiği
D) Adam olmanın hiç de kolay bir iş olmadığı
5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?
A) Gönül alıcı birsöz, yazı kışa çevirir.
B) Kaplana binen için iniş yoktur.
C) Gözü tok adam hiç bir zaman iflas etmez.
D) Vaatler ülkesinde insan açlıkdan ölür.
6) -Ne var söyle bakayım( ) diye çağırdı.
-Sarışın Yörük( )
-Efendim, babam size şu yoğurdu gönderdi,dedi.
-Niçin?
-Şey( )
-Ben yoğurt filan ısmarlamadım.
Yukarıdaki cümlede parantezle boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri gelmelidir?
A) (!) , (,) , (?) B) (,) ,(,) ,(,)
C) (,) ,(
,(…) D) (!) ,(.) ,(?)
7) ”Her insan ,herkes karşısında ,her şeyden sorumludur.”cümlesindeki zamirle aynı türde olanı hangi cümlede kullanılmıştır?
A) Sırrını açıklayan kimselerden uzak dur.
B) Dil ile düğümlenen diş ile çözülmez.
C) Her insan sırdaş olmaz.
D) Sorumluluk duygusu olan kızmamalıdır
8) Hangi seçenekteki fiillerin tamamı birleşik zamanlıdır?
A) Almalıydın,verecek miydin,bırakıvermiş
B) Götürmedi,alacaktım,dinleyecekmiş
C) Çalışır mıydı,gitmeyiveriyordu,düşünecektim
D) Parçalamadık,çalışabildin mi,kazıyormuş
9) I.Yalnız kimselere her zaman sahip çıkmalıyız.
II.İş yerinde yalnız bir bilgisayar var.
III.Dışarıda oyna,yalnız önce giysilerini değiştir.
IV.Başarısızlıktan yalnız beni sorumlu tutamazsın!
“Yalnız”sözcüğü, yukarıdaki cümlelerin hangilerinde edat görevinde kullanılmıştır?
A) II.ve IV. B) II. Ve III.
C) I.,II.ve III. D) I. Ve II
10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne vardır?
A) Tilki, iki kez tuzağa düşmez.
B) İnsan kendi kazdığı kuyuya düşer.
C) Dikenler arasında güller yetişir.
D) İyi pazarda çürük ürün satılmaz.
|
Cevaplar :
|
| 1)D | 2)C | 3)D | 4)D | 5)B |
| 6)C | 7)A | 8)C | 9)A | 10)D | |
24 Temmuz 2008 14:57 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
8. sınıf türkçe yazılı soruları
,
dil bilgisi
,
edebiyat
,
edebiyat sınavı
,
edebiyat yazılısı
,
eğitim
,
sınav soruları
,
test soruları
,
türkçe
,
yazılı soruları ve cevapları
,
çözümlü sorular
1-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?
A) Saatlerce seni bekledim ;ama gelmedin.
B) Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.
C) Bazı iyi başlangıçları kötü sonlar bekler.
D) Hava günlük güneşlikken birden yağmur yağmaya başladı.
2- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kara” sözcüğü gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?
A) Kara gözleri herkes büyülüyordu.
B) O kazadan sonra , kara günler birbirini kovaladı.
C) Kara bulutlar insanın canını sıkıyor.
D) Yeryüzünde karalar , denizlere oranla daha azdır.
3- Aşağıdaki cümlelerin hangisi “ Uzaktan davulun sesi hoş gelir” atasözünün anlamıyla doğrudan ilgili değildir?
A) Bir işin içine girdiğimizde , o işin ne derece zor olduğunu anlarız.
B) Dışarıdan baktığımızda bir iş , bize çok kolay ve zevkli gelebilir.
C) Bir işin ne gibi zorlukları olduğunu o işe yaklaşmadan anlayamayız?
D) Bize zararı dokunacak bir işe bile bile girişmek akılsızlıktır.
4- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme sıfat olarak kullanılmıştır?
A) Ufak tefek sıkıntılar için endişe duymayın.
B) Vaktiyle bu şehirde tren miren yoktu.
C) Zaman zaman insan kendini kötü hissedebilir.
D) Suyu içerken elleri tir tir titriyordu.
5- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili isim soyut bir kavramı karşılamaktadır?
A) Güzel, nereden aldın bu güzelliği.
B) Gönül, senden başka bir yar bulamadım.
C) Şu Fırat’ ın suyu akar derindir.
D) Tokat Yaylası’ nı yaylayamadım.
6- Aşağıdakilerin hangisinde soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
A) Kaç yıl oldu görüşmeyeli ?
B) Sen onu neden aramadın ?
C) En çok kimi aradın orada ?
D) Son sözlerini mi söyledi size?
7- Aşağıdakilerin hangisinde ötekilerden farklı bir türde zamir vardır?
A) Kendimden başka güvencem yok.
B) Herkesin bir yakını var bu hayatta.
C) Kimseden bir şey istemiyordu
D) Çoğu , yardım almadan yaşamaya çalışıyordu. 8- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada yanlışlık yapılmıştır?
8- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada yanlışlık yapılmıştır?
A) Halka yakın / durur / müzisyen.
B) Halk ezgilerini işlemek / dünyanın en zor işidir.
C) İnsanın / duygularını dizginlemesi gerek
D) Besteciyi zorlayan / bir türlü gelmeyen notalardır.
9-Aşağıdaki sorulardan hangisi nesneyi buldurmaya yöneliktir?
A) Orada ne var ?
B) Bu sorumluluk kimdeydi ?
C) Sen ne zaman büyüdün ?
D) Gelirken sana ne getireyim ?
10- Aşağıdakilerin hangisinde öğe sayısı diğerlerinden farklıdır?
A) Yarın sınava yeniden alınacak.
B) Bu tür yenilgiler onu yıldırmıyor.
C) Hepimiz onun başaracağını biliyorduk
D) Geleceğini garanti altına almaya çalışıyor.
11- Bir düşünceyi , bir bilgiyi aktarmak amacıyla yazılan öğretici şiirler ………….. ; doğa güzelliklerini , çobanların doğadaki yaşantılarını işleyen şiirlere …….. denir.
Yukarıdaki boşluklar aşağıdakilerden hangileriyle doldurulmalıdır?
A) Epik Şiir- Lirik Şiir
B) Lirik Şiir- Satirik Şiir
C) Didaktik Şiir- Pastoral Şiir
D) Didaktik Şiir- Epik Şiir
12- yazarların her hangi bir başlık altında günlük olayları kendi görüşlerini ortaya koyarak anlattıkları yazılara …….. denir.
Yukarıdaki boşluk aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanabilir ?
A) Fıkra B) Deneme C) Makale D) Masal
13- Aşağıdakilerden hangisi olay eksenli bir yazı türü değildir?
A) Öykü B) Deneme C) Roman D) Masal
14- “Yazarın her hangi bir konuda bilgi vermek , bir gerçeği ortaya koymak, bir tezi kanıtlamak veya bir düşünceyi savunmak amacıyla kaleme alınan ve temel öğesi fikir olan yazı türüne” ne denir?
A) Deneme B) Anı C) Fıkra D) Makale
15- Aşağıdakilerden hangisi öğretici yazılardan değildir?
A) Makale B) Deneme C ) Tekerleme D) Fıkra
16- Aşağıdakilerin hangisinde ünlü daralması vardır?
A) Anlatılanların hiç birine kulak asmıyordu.
B) Ne zaman geleceklerinden haberi yoktu.
C) Bu fırsatı kaçırmak istemezdi.
D) Sözlerinden kimse bir şey anlamadı.
17- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüklerin hangisi birden çok çekim eki almıştır?
A) Tüm ışıkların açık unutulması benim suçum mu?
B) Koliler dolusu kitabı depoya atmışlar.
C) Bu mevsimde yaprakların hepsi dökülür.
D) Bu eserler yıllar öncesinden miras bize.
18- Hiç hesapta olmayan , düşünülmeyen , birtakım olaylar insanın yaşamını altüst ediverir.
Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Sert Ünsüz Benzeşmesi.
B) Kaynaştırma Ünsüzü
C) Ünlü düşmesi
D) Ulama
19- Büyük İskender ; İran Seferine çıkmadan önce nesi var , nesi yoksa , hepsini dostlarına dağıtmış. Bunu gören en yakın arkadaşı : “Peki ama hazinedeki her şeyi dağıttınız, size ne kalıyor?” demiş. İskender “ Bana ümit kalıyor?” deyince arkadaşı : “Öyleyse bu mücevherleri bana vermeyin, en yakın arkadaşınız olarak ben size kalan ümidi paylaşmak istiyorum.” demiş. Ne güzel dostluk değil mi?
Yukarıdaki parçada yazar aşağıdaki yöntemlerin hangisinden yararlanmıştır?
A) Öyküleme B) Betimleme
C) Açıklama D) Tartışma
20- Munzur Çayı ovanın güney ucundan boğaza girer. Dağlara kafa tutar , taşları yırtar ; meşelerin çamların kökünü sarıp sarmalar. Dar boğazlara vurur kendini. Çırpınır, dövünür, çağlayanlardan düşer, milyonlarca elmas parçacığından milyonlarca parıltı saçar, girdiği yeri oyar çıkar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
A) Açıklama B) Tartışma
C) Tanımlama D) Betimleme
21- Masallar toplumun bir kültür ürünü ve sözlü geleneğin bir parçasıdır. Anonim üretim olup birçok yerde ve zamanda anlatıla anlatıla yaygınlaşmıştır. Masal ortak değerlerin ve kavramların paylaşılması , yayılması, benimsenmesi, sürdürülmesi sürecidir.
Bu parçada masalla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Toplumların bir kültür ürünü olduğuna.
B) Belli bir yazarının bulunmadığına.
C) Anlatılarak yaygınlaştığına.
D) Gerçek olayları yansıttığına.
22- Son günlerde sayıları hızla artan korsan ürünler, yetkilileri yeni önlemler almaya itti. Çünkü hem dağıtıcıları hem de çeşitleri çok ; kaset ,kitap, CD… Emeğe saygı duymayan bu insanlar orijinal eserlerin pahalı olmasını fırsat bilip bu korsan ürünleri kolayca satıyorlar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Bir eserin kalıcı olabilmesi için çok satılması gerektiğine.
B) Eser fiyatlarının da korsan ürün satışlarını etkilediğine .
C) Korsan ürünlerin hem sayı hem de çeşit yönünden arttığına.
D) Korsan ürünlerin artması nedeniyle yetkililerin yeni önlemler aldığına.
23- Neredeyse tüm ömrüm birilerine hesap vermekle geçti. Hiçbirine “ Sana ne !” demedim. Neyi , niçin yaptığımı açıklamak zorunda hissettim kendimi.
Parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Sağduyulu B) Sıkılgan C) Alçakgönüllü D) Sorumsuz
24- Diller tıpkı ağaçlar gibi mevsim mevsim rengini kaybeder, ölü yapraklarını döker ve tazelerini açar, doğal olarak dilin yaprakları sözcüklerdir. Herkesçe kullanılan , çok canlı anlamlı bir sözcük , bir süre sonra ölüden başka bir şey olmayabilir. Bunun nedeni , gelişen düşünce ve kültürün yeni kavramlara gereksinimidir.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Düşünce ve kültür gelişimi dildeki gelişimi etkiler.
B) Sözcükler canlı bir varlık gibidir, doğar büyür, gelişir ve zamanı gelince de ölürler.
C) Dil değişkenliği karşısında direnmek yanlıştır.
D) Hiçbir ulus geçmişteki sözcükleriyle asla yetinmez.
25- Sabah ince bir tülü andırıyor. Öteden, adalardan serin, diriltici bir rüzgar esiyor. Şehrin orta yerinde bir horoz sesi duyuluyor. Rüzgar, ıhlamur kokularını ince ince dağıtıyor. Çocuklar , anneler uyuyor.Uyku eşitliyor insanları. Sabah yıldızı; uykulara ıhlamur kokularına aldırmadan hür parlaklığını koruyor.
Paragrafın anlatımında aşağıdaki duyuların hangisinden yaralanılmamıştır ?
A) Dokunmadan
B) Koklamadan
C) İşitmeden
D) Tatmadan
Murat COŞGUN
Türkçe Öğretmeni
|
Cevaplar :
|
1) C
2) B
3) D
4) A
5) B
6) A
7) A
8) C
9) D
10) A
11) C
12) A
13) B |
14) D
15) C
16) A
17) A
18) C
19) A
20) D
21) D
22) B
23) A
24) B
25) D |
24 Temmuz 2008 14:50 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
anlatım bozuklukları
,
dil ve anlatım testleri ve cevapları
,
edebiyat
,
eğitim
,
sınav
,
testler
,
türkçe
,
çözümlü sorular
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
A) Her çeşit türlü spor gösterilerini izlemeyi severim.
B) İnsanlar toplu yaşamaktan elbette hoşlanırlar.
C) Bu yaz Akdeniz sahillerinde sıcaktan çok bunaldık.
D) Kalemi, sana diye aldım, benim işime yaradı.
E) Her söylenene kulak asma, diye seni uyarmıştım.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz çıkarılırsa cümlenin anlamında bir değişme olmaz?
A) Oyundaki aktörler, bence rollerine tam uygundurlar.
B) Sözlerinde hem de yalan olduğu bilinen bölümler vardı.
C) Bu resimleri nereden aldığımı hiç kimse bilmiyordu.
D) O, her şeye, herkesten daha iyi yaklaşır.
E) Daha çok, çoğunluğun düşüncesine katılır.
3. "Namık Kemal'in yazdığı piyesler içinde "Vatan Yahut Silistre" piyesi, ülkemizde bugüne kadar en çok sahnelenen ve oynanan oyundur.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "yazdığı piyesler" atılarak "yazdıkları" getirilmeli
B) "piyesi" ile "ve oynanan" atılmalı
C) "piyesi" atılmalı
D) "bugüne kadar" atılmalı
E) "sahnelenen ve" atılmalı
4. Bu değerli övgüler, birer nezaket sözü değildir;
I
gerçekten yurdumuz Akdeniz ikliminden Alpler
II III
iklimine kadar basamak basamak değişen doğal
IV
yapısıyla eşsiz tek bir cennettir.
V
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi atılırsa cümlenin anlamında bir daralma ya da bozulma olmaz?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çalışmalarım sırasında, ondan çok faydalandım.
B) Bir süre sonra çalışmalarıma, bıraktığım yerden devam edeceğim.
C) Zihnimden geçenleri, yazıya dökmekte zorlanıyorum.
D) Dışarıda çalışırken, işlerimi de hiç ihmal etmedim.
E) Sınava hemen hemen en az bir çalışmayla girdi.
6. Aşağıdakilerin hangisinde "ben" sözcüğünün çıkarılması, cümlede anlatım bozukluğu yol açar?
A) Ben bugün seninle ne olursa olsun görüşmeyecektim.
B) Ben kendimi onunla hiçbir konuda eşit tutmuyorum.
C) Nerede oturduğunu ben söyledim sanıyordum.
D) Öğrencilerin girdikleri sınavın sonucunu en çok ben merak ediyorum.
E) Sana bunu daha önce de söylemedim mi ben?
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yırtık gömleği niye sırtından atmıyorsun?
B) El örgüsü çantanı kullanamıyorsun.
C) Donup buz tutan gölde kayıyorlardı.
D) Bana yaptıklarından ötürü ona kırgınım.
E) Kimileri sorumluluk almaktan kaçınır.
8. "Salona girince ilk dikkati çeken, ortadaki kocaman masadır."
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "girince" yerine "girer girmez" getirilerek.
B) "ilk" sözcüğü atılarak.
C) "kocaman" sözcüğü yerine "büyükçe" getirilerek.
D) "salona" sözcüğü yerine "içeri" sözcüğü getirilerek.
E) "ilk" sözcüğü "dikkati" sözcüğünden sonraya alınarak.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Roman yazarı, hayal dünyasını genişletmelidir.
B) Deneme türünün bazıları, çeşitli değişik konularda bilgi verebilir.
C) Tiyatro seyircisi, seyrettiği oyunla ilgili yorum yapabilmelidir.
D) Oyuncunun duyarlılığı seyirciyi eserle bütünleştirir.
E) Epik tiyatronun duyarlılığına ve izleyiciyi etkilemesine hayranım.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, gereksiz sözcük kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Burada ileriye dönük bir açıklama yapmadan geçemeyeceğim.
B) Dilimiz yeni sözcük türetilmesine son derece elverişli ve müsaittir.
C) Bizim "koşa" sözcüğü, "beste"nin tam karşılığı gibi bir şey.
D) Buna ancak daire sahipleri karar verir ve uygulamaya koyar.
E) Kuzu eti, sağlıklı ve yaşlı olmayan kişilerce yenmelidir.
11. (I) Ankara'da sonbahar hem uzun, hem de yağışlı geçer. (II) Hava fazla soğuk değildir. (III) Gün, bazen ılık ve güneşli, bazen, serin ve nemlidir. (IV) Sürekli havada hafif bir esinti ve ıslak toprak kokusu etrafı sarar. (V) İçinizi açan güneşi her an beklersiniz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
12. Yanımda oturan bayan, sürekli eşinin
I II
kulağına eğilip, işitilmeyecek kadar
III IV
alçak sesle bir şeyler söylüyordu.
V
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi atılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şairin isteği, şiirlerinin özünü ikinci, biçimini birinci plana çıkarmaktı.
B) Bu türler içinde en çok romanları, sonra öyküleri severmiş.
C) Şiirlerim övülmesin, ama gerçek anlamda değerlendirilip tanıtılsın isterim.
D) İnsanlara bakıyor, yüzlerindeki ifadeleri değerlendiriyorum.
E) Yazar vapurda, trende, uçakta her yerde, her an yazma halinde olmalıdır.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yazdıklarımın değişik konuları içerdiğini ve eleştirildiğini biliyorum.
B) Bu kadar çok işi bir günde nasıl bitirebildiğime ben de şaşıyorum.
C) Günlük türünün konu ve kullanım alanı genişledi.
D) Anı yazarı, yaşamını anlatırken, başkalarının yaşamına da girer.
E) Onun tek amacı, eserinin başarılı olması ve eserlerine başarılı ün kazandırmaktır.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kendi" sözcüğünün çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?
A) Bu çalışmaları kendi değil, kardeşi yapmış.
B) Çorbayı kendi için değil, hasta annesi için istemiş.
C) Bu güzel şiirlerin kendi için yazıldığını sanıyorsa, aldanıyor.
D) O da diğerleri gibi, mirastan kendi hakkıma düşene saygı göstermelidir.
E) Herkesin kendi gibi duymasını, düşünmesini istiyor.
16. "Sözcüklerin cümle içinde gereken yerden başka yerde kullanılmaları, kimi kez anlamın bulanıklaşmasına, kimi kez de amaçlananın dışında bir anlam çıkmasına yol açar."
Burada sözü edilen durum, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
A) Sevgi konusunda kısaca görüşlerimi ona da anlattım.
B) Kitaplar yazarak, ölmezlik peşinde koşarlar yazarlar.
C) Çocukların kafalarını birtakım gülünç düşüncelerle doldurmuşlar.
D) Yazar, diğer insanlarla aynı yazgıyı, aynı yaşamı paylaşır.
E) O zaman, bu eleştiride art niyet aramamak elde değil.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük çıkarılırsa anlam değişmez?
A) Düşüncelere dalmamı hep anlayışla karşılamasına alıştım.
B) Babam arada bir Dikmen pazarında dolaşır, insanları izlerdi.
C) Sözünü ettiğim olaylar, başımdan geçen, yaşadığım son sürüvendi.
D) Yeri gelmişken birkaç sözcükle annem ve babamdan söz açmak isterim.
E) Güçlü mü güçlü, hamarat ve sessiz sakin bir kadındı.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çekimser" sözcüğü yanlış kullanılmıştır?
A) Türkiye, bu konudaki oyunun, çekimser olduğunu duyurdu.
B) Her sorun karşısında çekimser tavır hoş karşılanmaz.
C) Çekimserlikle tarafsızlık kesinlikle özdeş değildir.
D) Niçin çekimser kaldığını anlamak olası değil.
E) Uğur, içine kapanık, kimseyle kaynaşamayan, çekimser bir çocuktur.
19. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük yanlış kullanılmıştır?
A) Üstü başı perişandı, saçları uzamış, tırnakları büyümüştü.
B) Bahçedeki ağaçların altına şöyle bir uzanacağım.
C) Bulutlar korkunç bir gürültüyle çarpışıyordu.
D) Bu güzellikleri ne olursun, yıkmaya çalışma.
E) Senin gizli dertlerin, sıkıntıların da var mı?
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dilimize, İtalyanca ve Rumca dillerinden denizcilikle ilgili pek çok sözcük geçmiştir.
B) Çevrede binlerce ağacın milyarlarca dalı ve yarağı arasında kaybolmuş kuşların cıvıltısı...
C) Eleştirinin saygı, sevgi ve anlayış ortamı içinde yapılması gerektiğine inandım.
D) İnsanın hem kendini hem de başkalarını eleştirmesi, yaşlılara özgü bir davranıştır.
E) Kimi roman kahramanları, gerçek hayattaki kişiler kadar inandırıcı, etkileyicidirler.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yayla adamı, toprağı gibi dışından sönük, içinden uyanık, duyarlıdır.
B) Yayla nasıl sessiz görünürse, insanı da durgun, vurdumduymaz görünür.
C) Sanıyorum yayla, bir büyük ruhun, kendini saklayan bir ruhun boz maskesidir.
D) Yayla, Anadolu'nun yalnız vurur silahı değil, duyar yüreği, özler gözü, ister gönlüdür.
E) Bence, yayla buğdayının, olmayacakmış gibi, ağır ağır yetiştiğini sanıyorum.
22. (I) Yağmur aralıksız yağıyordu. (II) Açık pencereden içeriye keskin bir toprak kokusu geliyordu. (III) Yağmurlu günün sıcak ıslaklığı bunaltıyordu insanı. (V) Yağmur damlaları stabilize yolda birikimler oluşturuyordu. (V) Bu yağmur, bu mevsimde ekinleri mahvedecek, diye söylendi Ali Dede.
Parçadaki, numaralanmış cümlelerin hangisinde yanlış anlamda kullanılan bir sözcük vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
ANLATIM BOZUKLUKLARI I Cevap Anahtarı
1. A 2. B 3. E 4. E 5. E 6. D 7. C 8. E 9. B 10. B 11. D 12. D
13. A 14. E 15. D 16. A 17. C 18. E 19. A 20. A 21. E 22. D 23. D
24 Temmuz 2008 14:48 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
anlatım bozuklukları
,
cümlede anlam
,
dil bilgisi testleri
,
dil bilgisi testleri ve cevapları
,
türkçe
,
türkçe testleri
,
çözümlü sorular
1. Silsile halindeki dağlar yüksek de olsalar, sanki hep birbirlerine omuz verirler, birbirine yaşarlar.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) "birbirine" sözcüğünden sonra "güvenerek" getirilerek.
B) "birbirine" sözcüğünden önce "kendi başlarına değil" getirilerek.
C) "hep" sözcüğünden sonra "nasıl olsa" getirilerek.
D) "olsalar" sözcüğü kaldırılarak.
E) "birbirlerine" sözcüğü kaldırılarak.
2. (I) Üstleri ağır kokulu mersin ağaçlarıyla kaplı tepeler geçildikten sonradır ki, kayalar birdenbire başlar. (II) İnsan birden ürker. (III) Kayalarla birlikte çam ağaçları da başlar. (IV) Çamların birer billur parıltısındaki sakızları buralar havaya koku verir, sızar. (V) İlk çamlar geçildikten sonra, gene düzlüklere varılır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Ümit insan ruhunun vazgeçilmez ihtiyaçlarındandır.
B) Üzüntü, insan için oldukça tehlikeli bir düşmandır.
C) Ümitlerini daima canlı tutanlar; ne kadar yaşlansalar da ihtiyarlamazlar.
D) Bu şişe, hiçbir zaman, hayat kaynağı olan oksijenden yoksun kalır.
E) Nice hastalar vardır ki, onlara ilâç yerine ümit aşılamak daha hayırlıdır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sınıf geçmenin sevinciyle burnundan soludu.
B) Korkudan bir an yüreğim ağzıma geldi.
C) Durup dururken öfkeden kudurmak da neyin nesi?
D) Hep böyle saman altından su yürütür zaten.
E) Bu sözleriniz onun kulağına küpe olmalı.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde özne ile yüklem arasında kişi bakımından uygunluk yoktur?
A) Arabanın çıkardığı gürültüden, çatıdaki bütün kuşlar uçtu.
B) Balkondaki çiçeklerimin hepsi bir hafta içinde açtı.
C) Öğrenciler, etüt için dersaneye yeni geldiler.
D) Tolga, Zafer ve sen tiyatroya gidecekmişsiniz.
E) Kızımla ben geçen yıl şubat tatilinde Uludağ'a gitmiştim.
6. (I) Parmağıyla o ünlü Fransız ressamının tablosu yanında asılı duran bir küçük halıyı gösterdi. (II) Bu, bir Gördes seccadesiydi. (III) Şimdi bütün gözler bu nefis esere çevrilmişti. (IV) Ziyaretçilerden birinin, seccadenin yanına giderek altından atılan, küçük ilmiklere bakıldığı görüldü. (V) Seccade koyu mavi zemin üstüne, kırmızı bir kenar süsüyle çevrilmişti.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
7. "Bu davranışın yanlış ve yerinde yapılmadığını hemen anladım."
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
A) "yanlış" yerine "doğru" getirilerek.
B) "davranışın" yerine "sözlerin" getirilerek.
C) "yerine" sözcüğü yerine "doğru" sözcüğü getirilerek.
D) "hemen" yerine "şimdi" sözcüğü getirilerek.
E) "yanlış" sözcüğünden sonra, "olduğunu" sözcüğü getirilerek.
8. "Belediye tarafından inşa edilmekte olan dokuz katlı mağazanın inşaatı ekim ayında bitecek ve faaliyete geçecektir."
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nesne eksikliği
B) Gereksiz sözcük kullanılması
C) Yüklem eksikliği
D) Yükleme ek eylemin getirilmesi
E) Özne eksikliği
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Herkesin kendisine yakın bulduğu yazarlar, besteciler vardır.
B) Ben romanlarımda, yaşam koşulları ağır diye, karamsarlığa saplanıp kalmıyorum.
C) Yapıtlarımda iyimserlik gerçeğini araştırıp bulmak isteyişim de buradan kaynaklanıyor.
D) Bir yazarın bu gerçeği anlamaması, anlatımının yanlışlarla dolu olması korkunç bir şeydir.
E) Yazarın bu konudaki görüşlerine katılıyor ve destekliyorum.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Her yazar bir dil işçisi, her yapıt da bir dil ürünüdür.
B) Yazarın bir görevi de anadilini korumak ve geliştirmektir.
C) Her kuşak, klasik yapıtlardan yeni tatlar, yeni duygular, yeni düşünceler kazanır.
D) Yeni sözcükler yaratmak için her ulus, dilinin sunduğu olanakları kullanmak zorundadır.
E) Gerçek sanatçı yaratmak yeteneğini kullanarak, yaşamı bilgi, duygu ve düşünce süzgecinden geçiren kişidir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Geleneksel anlamda ne tam bir öykü ne de tam bir roman olan bu eser, aslında bir yaşam öyküsüdür.
B) Özensiz, çarpıtma çeviriler yüzünden, dil ve üslup sorunları ortaya çıktı.
C) Yazar, malzemesini yani dili yakından tanımalı, sevgi duymalıdır.
D) İpini takacağı bir kaya parçası gözlüyor; adım adım tırmanıyor, sınaya sınaya yükseliyor.
E) Zaten önemli olan başarmak değil benim için; özellikle yeni şeyler denemektir.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Artık ne anı var canlanabilen, ne de geçmiş günlerin güzelliği.
B) Değerlendirmelerin sanatçının kişiliğinden çok, yapıtıyla ilgili olması gerekir.
C) Başkentin kültürel ve sanat etkinlikleri, bu kış görülmeye değer.
D) Tanıdığım her yazara, piyes yazmayı da denemesini söylerdim.
E) Öykülerinin anlatımında bir kuruluk, bir tekdüzelik görülür.
13. (I) Biz gazeteciler, dışarıdan pek sevimli gözükmeyiz. (II) Sanırım bunun temelinde, daha çok, işimizin eleştiri olması yatıyor. (III) Çünkü insanoğlu doğası gereği eleştiriden pek hoşlanmaz, hoşgörüyle karşılamaz. (IV) Oysa eleştirinin tarih içindeki önemini küçümsememeliyiz. (V) Çağdaş uygarlığın bu düzeye gelmesinde eleştiri önemli rol oynamıştır."
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
14. "Deneme sınavlarında aldığı sonuçları göz önüne alırsak, onun bu sınavı başarmama şansı ancak yüzde ondur."
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "göz önüne" yerine "dikkate" sözcüğü getirilerek.
B) "deneme sınavlarında" yerine "denemelerde" sözcüğü getirilerek.
C) "şansı" yerine "olasılığı" sözcüğü getirilerek.
D) "başarmama" yerine "başarma" sözcüğü getirilerek.
E) "ancak" sözcüğü atılarak.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "onu" sözcüğü çıkarılırsa, cümlenin anlamı bozulur?
A) Verdiğin kitabı büyük bir zevkle okuyorum, onu herkese öneriyorum.
B) Yazarın bu kitabını eleştirmenler çok beğenmiş , onu birçok yayınevi basmak istemişti.
C) Okur, şairi görevinde ciddiyete çağırmakta, onu toplumsal sorunlar üzerinde kalem oynatmaya davet etmektedir.
D) Durdum; etrafıma bakındım, tarif ettiği çiçekçi dükkanını aradım, ancak onu bulamadım.
E) Söyleyişine çarpıcılık kazandırmak için boyalı bir yol seçiyor, böylece onu renkle kılmaya çalışıyordu.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu sanatçılardan hiçbiri saygınlıklarını sürdürememiş, tarihin tozlu yaprakları arasında yok olup gitmişlerdi.
B) Sanatçılardan çoğu, ilgisizlikten değil, anlaşılmamaktan, sevilmemekten yakınır.
C) Ne yazık ki, çok defa öznel nedenlerle, yazarlarımız, anılarının etkisinde kalıyorlar.
D) Yazar, yansıtmak istediği düşünceyi dile getirecek uygun bir söyleyiş biçimi bulmak zorundadır.
E) Masal, çocuğa kendi karakterini, benliğini geliştirmesi için ipuçları verir, onu yüreklendirir.
17. "Bu konuyu sizinle uzun uzadıya tekrar görüşmeli, çözüm yolları aramalıyız." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Özne eksikliği
B) Nesne eksikliği
C) Dolaylı tümleç eksikliği
D) Çelişkili sözcüklere yer verilmesi
E) Özne-yüklem uyuşmazlığı
19. "Mutlu ve sorunları olmayan öğrencilerin, daha başarılı oldukları saptanmış."
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "daha" yerine "çok" sözcüğü getirilerek
B) "daha" dan önce "elbette" sözcüğü getirilerek
C) "başarı" yerine "verimli" sözcüğü getirilerek
D) "sorunları olmayan" yerine "sorunsuz" sözcüğü getirilerek
E) Cümlenin başına "günümüzde" sözcüğü getirilerek
20. "Her gün gazetenin bulmacasını ve spor sayfasını okurdu." cümlesindeki anlatım bozukluğunun gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
A) "Bulmacasını" sözcüğünden sonra "okur" sözcüğü getirilmelidir.
B) "Ve" bağlacı kaldırılmalıdır.
C) "Bulmacasını" sözcüğünden sonra "çözer" sözcüğü getirilmelidir.
D) "Okurdu" yerine "karıştırırdı" sözcüğü getirilmelidir.
E) "Her gün" sözlerinden sonra "o" sözcüğü getirilmelidir.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Emil Zola şöyle diyor: "Artık zevk olsun diye, tasvir için tasvir yapmamamız gerektiğini biliyoruz."
B) Şiirin, bizi bulunduğumuz ruh halinden alıp başka bir ruh haline götürebilmesinin nedeni, güzellik öğeleriyle süslenmiş olmasındandır.
C) Tıka basa dolu bir otobüste öylesine yalnızlaşıyorum ki, o anda yakaladığım bir imgeden öykümün oluşabileceğini hissedip seviniyorum.
D) Bugünse, şiiri nesre çevirmekle şiiri ortadan kaldırdığımız kanısı belirmiş çoğu ozanlarımızın düşüncelerinde.
E) Jean Costeau'ya göre: "Şiir öyle ayrı bir dildir ki, başka hiçbir dile çevrilemez; hatta yazılmış olduğu dile bile."
22. (I) Saatte yüz kilometrelik bir hızla yerinden fırlayan bir atlet düşünün. (II) Çok özel bir aerodinamik yapı, soylu çizgiler, zarif bir kürk... (III) Bu yüzden dolayı türsel tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. (IV) Gerçek bir avcı; ama onu da avlamak için peşine düşenler var. (V) Gelin geniş ovaların en hızlı ve en narin yırtıcısı çitaların dünyasına yakından bakalım.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
1. A 2. D 3. D 4. A 5. E 6. D 7. E 8. E 9. E 10. C 11. C 12. C 13. C
14. E 15. A 16. C 17. B 18. C 19. B 20. C 21. C 22. C
24 Temmuz 2008 14:38 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
anlatım bozuklukları
,
cümlede anlam
,
dil bilgisi testleri
,
edebiyat
,
türkçe
,
türkçe testleri
,
çözümlü sorular
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
A) Şaşacak, sende kalan bu ölmez güzelliğe
Başının üzerinden geçip giden her asır.
B) Sakın bir söz söyleme... Yüzüme bakma sakın
Sesini duyan olur, sana göz koya olur.
C) Önünde yorgun deniz... Karşında adalar.
Sahillerinde güller açılır, beyaz, sarı.
D) Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
Söylenmemiş bir masal gibi Anadolu’muz.
E) Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmışım, kalmışım, yaylının şiltesine.
2. (I) Rüstem Çavuş koskocaman pos bıyıklı bir adamdı. (II) Gözlerinin içi gülen, canlı, şakacı, hayat dolu, sevgi dolu, Sivas’ın Zara ilçesinden bir kişidir. (III) On yıldır da İstanbul’da çöpçüdür. (IV) Çöpçü çavuşluğuna bundan dört yıl önce terfi etmiştir. (V) Çöpçü çavuşu olduktan sonradır ki, bizim evin yanındaki arsayı aldı.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi söz, söyleyenin kişisel düşüncesini içermektedir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3. Sanat ürününü sanat ürünü kılan, onun kendine özgü bir sese sahip olmasıdır.
Bu cümle ile anlatılmak istenen kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Açıklık B) Yalınlık C) Özgünlük
D) Biçim E) İçerik
4. Sanatçılar, topluma ayna tutanlar, ışık tutanlar diye ayrılabilir.
Bu cümlede anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kimi sanatçılar toplumu aydınlatır, kimi de şekillendirir.
B) Kimi sanatçılar toplum gerçeklerini gösterir, kimi de toplumu aydınlatır.
C) Kimi sanatçılar toplumun ilerlemesini sağlar, kimi de gelenekleri sürdürür.
D) Kimi sanatçılar toplum gerçeklerini gösterir, kimi de kültürün gelişmesini sağlar.
E) Kimi sanatçılar toplumu geliştirir, kimi de sorunlara çözüm arar.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesnel bir anlatım söz konusudur?
A) Bu emri büyük bir sevinçle kabul ettim.
B) Temizliğimin müdür üzerindeki etkisi, gelecek günlerim için büyük bir önem taşıyordu.
C) Müdürün ilgisizliğinden ümitsizliğe düşmeden uzunca bir süre bekledim.
D) Müdür, yanında üç kişi ile birlikte beklediğim odaya girdi.
E) O andaki heyecanımı sözcüklerle anlatamam.
6. “(I) Sabaha kadar gene gözlerimi kapayamadım. (II) Hava henüz ağarırken, Pervin’i uyandırdım. (III) Ben içimdeki zehirden azabı boşaltmak için acele ediyordum. (IV) Kardeşim ölmüştü. (V) Sofada çiftlik imamı ile Dadaruh’u ağlarken gördük.”
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde “çaresizlik” sezilmektedir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
7. Güzel sanatların her kolunda gerilediğimiz, yeni kuşakların edebiyat alanında hiçbir başarı gösteremediğini söyleyenler, yeniyi izlemek zahmetine girmemiş olanlardır.
Bu cümlede asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her sanat kolu, devamlı bir değişim içindedir.
B) Gelişmesi durmuş olan insanlar, yeniyi anlayamaz.
C) Gelişemeyen insanın yeni hakkındaki yargıları doğru olamaz.
D) Yeniyi anlamak için insanın, sürekli gelişmeleri izlemesi gerekir.
E) Kimi insanlar, kendi kuşaklarından sonra, usta sanatçı yetişmediğine inanırlar.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kimseye duyurmadan, gizli olarak” anlamı vardır?
A) Uzun yıllar uğraştı, didindi ve sonunda bütün istediklerini elde etti.
B) Ayrılığa dayanamayınca el altından karısına haber göndererek barışmak istedi.
C) Kumar yüzünden elde avuçta hiçbir şey kalmadı.
D) Her işe el attı; ama hiçbir işte de başarılı olamadı.
E) El ayak çekilince bahçede buluşurlardı.
9. Ahlakın ilke ve kurallarının değeri, geçerliliği; bireyin, toplumun iyiliği, mutluluğu doğrultusunda oldukça söz konusudur.
Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Toplumun iyiliği, mutluluğu bireyinkinden önce gelir.
B) İnsan bilgiyle, bilgi birikimiyle ahlaklı olabilir.
C) Bireyin, toplumun yararı ve mutluluğu için var olan ahlak, değerlidir.
D) Ahlakın kaynağı doğa yasalarıdır.
E) Kendi iyiliğini ve mutluluğunu amaçlayan insan, başkalarıyla çatışma içine düşer.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisi nesnel bir nitelik taşımaktadır?
A) Yazdığım şeyi o kadar severim ki, başından sonuna kadar, bende ve ruhumda o eser ihtiraslı bir humma olar.
B) Halide Hanım; kitaplarının dolambaçlı, imalı, hep aynı seviyede bulunan üslubundan başka bir eda ile konuşuyor.
C) Reşat Nuri’nin “Yaprak Dökümü” adlı eseri, toplum gerçeklerini anlattığından basma kalıplıktan uzak, gerçekçi ve başarılı bir eserdir.
D) Bir mezara inecekmişim gibi soğuk bir ürperme ile açılan kapıdan içeriye girince hayretten donakaldım.
E) İhtiyaçlarımızı karşılayabilmek, çevremizle iletişim kurabilmek için dilden yararlandığımızı biliyoruz.
11. İnanın, yazarın diğer öykülerini de aynı keyifle, aynı coşkuyla bir solukta okudum; hepsi de sıcak, abartıdan uzak, yalın.
Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?
A) Günlük konuşma dilinin ustaca kullanılması, öykülerin ilginçliğini artırıyor.
B) Öykülerde olağanüstülükten uzak, sıradan olaylara yer verilmesi, okuyucunun ilgisini kamçılıyor.
C) Öykülerde yaşanmış olayların anlatılması, okuyucuyu kitaba bağlıyor.
D) İçten, doğal, süsten uzak bir anlatım, öykülerin keyifle, zorlanmadan, kısa sürede okunmasını sağlıyor.
E) Özentisiz, basit bir dille yazılmış olan öyküler, değişik düzeydeki okurlara seslenebiliyor.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul anlam yoktur?
A) Bu gerçeği söyleyemiyorsanız, onun düzelmesini bekleyemezsiniz.
B) Ders çalışmak üzere, bizim eve, sıcacık odama gittik.
C) Bu temel ilkeyi göz önüne almadıkça, başarılı olacağını sanmıyorum.
D) Sevgiyle yaklaşmanız işe yarar; yeter ki o da aynı duyguyu hissetsin.
E) Koşmamak üzere, sokağa çıkmasına izin verebilirim.
13. (I) Herhangi bir yolculuğa çıkarken bile hangi okur-yazar, yanına bir iki roman, şiir kitabı almayı düşünmez? (II) Yolculukta çoğu zaman çevremize bakıp dalmaktan, yanımıza aldığımız kitapları okuyamazsak bile, onları gene de elimizin altında bulundurmak isteriz. (III) Onların can yoldaşı olduğunu biliriz. (IV) Düşünüyorum da, şu dünyadan kitaplar yok oluverse, yaşamak ne kadar güçleşir, çekilmez bir ağırlık olur. (V) Romancı veya şair için yazmak nasıl dayanılmaz bir ihtiyaçsa, okuyucu için de yazıları okumak öyledir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, kendinden önceki yargının nedenini belirtmektedir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
14. Aşağıdaki cümlelerden hangisi üslupla ilgili bir yargıdır?
A) Kompozisyon, romanda geliştirilen durum ve eylemlerin düzenlenmesidir.
B) Roman, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan uzun edebiyat eseridir.
C) Romanda kişiler, genel olarak geniş bir zaman çerçevesinde ele alınır.
D) Romanın temel işlevi, insanların ve toplumların çeşitli özelliklerini sergilemektedir.
E) Doğal güzelliğe en aykırı şey, herkesin bildiği beylik düşünceleri, gösterişli sözlerle aktarmaktır.
15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde aynı varlığın karşıt yönleri bir arada verilmiştir?
A) Bir asılı çengele benzer insanlar
Elleri kocaman, yürekleri ufacık
B) Dolan kara toprağa dolan
Ulaş yeryüzüne ak tohum.
C) Başlıyor serüvenlerin en korkuncu
Gökyüzüne doğru yürüyen yeryüzü
D) Ey sen ölümden çok hayatın kardeşi
Hangi kıvılcımla fışkırttın hayatı ruhundan
E) Dirilttin nasıl bir mucizeyle tekrar
Her şeyi dostluktan düşmanlığa kadar
16. Üstat Picasso: “Bu resim hiç tavuk resmine benzemiyor.” diyen birine, “Ben tavuğun resmini değil, resim yapıyorum.” demiş.
Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleyle aynı doğrultudadır?
A) Bir tablonun değerini anlamak için, resim bilgisine sahip olmak gerekir.
B) Sanatı taklitten kurtarmak, sanattan anlayanların görevidir.
C) Sanat doğayı taklit etmek değil, yeniden biçimlemektir.
D) Gerçek sanat, büyük sanatçılar tarafından yaratılır.
E) Sanat, gerçeği olduğu gibi yansıtmak zorundadır.
17. (I) “Defoe” soyadını 35. yaşından sonra kullanmaya başladı; bu, ailesinin özgün adıdır. (II) Papazlık eğitiminden sonra tuhafiyecilik yaptı. (III) Kral II. James’e karşı başlatılan ayaklanmaya katıldı. (IV) Robinson Crusoe romanı belki de ona ölümsüz ününü kazandırmıştı. (V) Dönemin olaylarını ve ayrıntılarını bir resim gibi yaşatırcasına yansıtabilmiştir yapıtlarında.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde kişisel düşüncelere yer verilmiştir?
A) I. ve II. B) II. ve III.
C) II. ve IV D) III. ve IV.
E) IV. ve V.
18. Ben bir insanı giysisiyle karşılar, aklıyla uğurlarım.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
A) İnsanı başlangıçta dış görünümü, sonuçta düşünceleriyle değerlendiririz.
B) İnsan salt akla değil, biçimselliğe de önem vermelidir.
C) Kılık kıyafet ve biçimsellik insan için önemlidir.
D) İnsan, görünümüyle de saygı uyandırabilir.
E) Dış görünüş, şekilcilik, toplumun önemsediği durumlardır.
19. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yargı gerekçesiyle birlikte verilmemiştir?
A) Dünyada biricik sevdiğim sensin
Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin
B) Nasıl başkasını gönlüm beğensin
Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin
C) Görüp de sevmemek ne mümkün seni
Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin
D) Gördüm geçiyorken yine dün seni
Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin
E) Arıyor gözlerim bütün gün seni
Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin
20. Hiçbir yenilik damdan düşer gibi birden olmaz, o yeniliğin bir gün gerçekleştirilebilmesi için, daha önceleri nice günlerin -ve de nice gecelerin- ona ayrılması gerekir.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakınır?
A) Yenilikler birdenbire ortaya çıkar.
B) Bizi rahata erdirdiği için yeniliklere ilgi duyuyoruz.
C) İnsanlaşmanın en önemli koşuludur yenilik.
D) Tüm insanlık yeniliklerin peşinden koşmaktadır.
E) Yeniliklerin ortaya çıkması birikimle mümkündür.
21. Arkadaşlarımın beni eleştirmeleri pek hoşuma gitmez; ama yine de bu nedenle, onların bana değer verdikleri kanısındayım.
Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle aynı doğrultudadır?
A) Bazı arkadaşlarımın yaptığı eleştiriler bana büyük üzüntü verir.
B) Bana değer verenlerin beni eleştirmesi gerekir.
C) İyi arkadaş olsalar eleştirilerini herkesin içinde yapmazlar.
D) İyi arkadaş, arkadaşlarını ikide bir rahatsız etmez.
E) Arkadaşların birbirini eleştirmesi aynı zamanda bir değerbilirliktir.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma söz konusu değildir?
A) Çankaya’da hava kirliliği Kızılay’daki gibi değildir.
B) Ben onun gibi ders çalışamıyorum.
C) Şu mağaza bizimki gibi, hiç çalışmıyor.
D) Saat üç gibi beni evden aramıştı.
E) Ablan gibi sen de bir işte çalışabilirdin.
24. Aşağıdakilerin hangisi bir tanım cümlesi değildir?
A) Sanat, bir tür yaratmadır, özgün biçimde yaratma.
B) Sanat, bir ilham işçiliğidir, hem de ince bir işçilik.
C) Edebiyat, bir söz sanatıdır ki musiki ile kaynaşmıştır.
D) Şiir, hem bir söz, hem de bir anlam sanatıdır.
E) Beğenilen her şeyde bir güzellik vardır, bu güzellikler okunur, seyredilir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “pişmanlık” söz konusudur?
A) Neden dediğin saatte orada olmadın?
B) Daha uzun süreli kalmaya geliniz.
C) Sağlığınızı neden hiç önemsemiyorsunuz.
D) Yarın biraz daha erken kalk, derse geç kalıyorsun.
Dil ve Anlatım Testleri ve Cevapları - Anlatım Bozuklukları - Çözümlü Sorular
E) Senin yardım etmeyeceğini düşünüp bu işe kalkmamalıydım.
CÜMLEDE ANLAM Cevap Anahtarı
1. B 2. B 3. C 4. B 5. D 6. D 7. D 8. B 9. C 10. E
11. D 12. B 13. C 14. E 15. A 16. C 17. E 18. A 19. D
20. E 21. E 22. D 23. E 24. E 25. D
24 Temmuz 2008 14:35 · Spinoza · 0 fav
· Etiketler
anlatım bozuklukları
,
cümlede anlam
,
dil bilgisi testleri
,
türkçe
,
türkçe testleri
,
çözümlü sorular
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) Geçmişteki hatıralarımıza gülümseyerek baktığımız anda büyümüşüz demektir.
B) Açlık ne dost,ne akraba,ne insanlık ne de hak tanımaz.
C) Ne hikmettir ,şu dünyaya gelen ağlar giden ağlar.
D) Küllük, arka arkaya yaktığım sigara izmaritleriyle dolmuştu.
E) Akıllı adam,kendi aklını kullanır;daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Halkın bu dünyadan benim hiçbir şey alamadığımı görebilmesi için elimi tabutun dışında bırakın.
B) Eğer özgürce yaşamıyorsak, ölümü karşılamamız daha doğru olur.
C) Bir gün ayrılacağımızı düşünebilseydik, birbirimize daha iyi davranırdık.
D) Voltaire, ölüm anında başında duran papaza: “İçimde güzel bir yere göç ediyormuşum gibi bir his var.” dedi.
E) Hangi işe elimi atsam yüzüme gözüme bulaştırıyorum.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bugün öğleden sonraki yağan yağmur, insanları işlerinden alıkoydu.
B) İnsanoğlu şüphe içinde yaşamak için değil, sorup öğrenmek için yaratılmıştır.
C) Dalgın kafayla bir şeyler öğretmeye çalışmak, rüzgarlı havada ateş yakmaya benzer.
D) Bugün bildiklerimizin dışında bir kelime bile öğrensek dünden farklı bir kişi oluruz.
E) Senin bir gecede okuduğun kitabı, ben senelerce yazabilmek için saçımı ağarttım.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) Asırlar önce yaşamış büyük bilim adamlarıyla tanışıp görüşme fırsatını sadece kitaplar verir.
B) Kitap, seni öfkelendirmeyen, üzmeyen ve öğüt veren en yakın arkadaşındır.
C) Cahil insanın susması gerekir, zaten sussaydı cahil olamazdı.
D) Uçmasını bilmiyorsan uçurumun kenarında yuva yapma.
E) Bu öğrendiklerimiz de, bizim ne kadar cahil olduğumuzu daha fazla ortaya çıkartıyor.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) İçtiği sigaranın dumanları gökyüzüne doğru yukarılara yükseldi.
B) Sincaptan ders alınmalıdır ;çünkü alt dala ulaşabilmek için üst dalı hedef alır.
C) Düşünceler, derinleştikçe üzüntüler artarlar.
D) Ağabeyini bulmak için bir aşağı bir yukarı çıkıyordu.
E) Kendi bildiklerini başkalarına öğret, başkalarının bildiklerini de kendi bilgilerine ilave et.
6. “Ay bir yandan sen bir yandan sar beni.”
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Mantık hatası
B) Özne eksikliği
C) Yüklem eksikliği
D) Gereksiz sözcük kullanımı
E) Tamlayan eksikliği
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
A) Rüştü, iyi bir kaleci ;ancak fazla topla oynuyor.
B) Eğer sütü çok dışarıda bırakırsanız, süt bozulur.
C) Penceremden uçan kuş sürülerini izliyordum.
D) Sanatçının eserini yazdığı mekan uygunsa, tabi ki daha orijinal eserler yazacaktır.
E) Günde on kez telefon satan dükkana uğrardı.
8. “Geçtiğimiz ay okulda yapılan toplantıya katılamamıştım.”
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Özne – yüklem uyuşmazlığı
B) Gereksiz sözcük kullanımı
C) Mantık hatası
D) Çatı uyuşmazlığı
E) Tümleç eksikliği
9. I. Bugün GAP projesine yeterince ödenek ayrılmadığı için bu proje neredeyse durma noktasına gelmiştir.
II. Sınav giriş belgesi gelmeyenler ,ÖSYM merkezine başvursun.
III. Görevliler , ÖSS sınavının yapılacağı okulların önündeki satıcılara bağırmamalarını söyledi.
IV.KPSS’ye on beş binin üzerinde yaklaşık on üç bin öğretmen adayı girdi.
V. KKTC cumhuriyetine her alanda destek olmalıyız,dedi.
Yukarıdaki cümlelerdeki anlatım bozukluğunun hangisi farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
10. “Bir cümlede aynı ekleri alan kelimelerin peş peşe sıralanması bir anlatım kusurudur.”
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir anlatım kusuru vardır?
A) Akıl kendine ait bir yerdedir ve orada cehennemi cennete ya da cenneti cehenneme çevirebilir.
B) İyi ya da kötü bir şey yoktur sadece düşünce onu öyle yapar.
C) Şu anki eğitim sistemimiz tek tip insan yetiştirmektedir.
D) Sokağa çıkıp biraz gezip arkadaşlarımla sohbet edip sonra eve gelip yattım.
E) Yıllardır yaşadığım ve çok sevdiğim bu şehri ,Adana’yı, bırakıp İstanbul’a gideceğim.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A) Ehliyet alabilmeniz için lise öğretiminizi tamamlamanız gerekir.
B) Unutmayın, gelecek de bir gün gelecek.
C) Yarın Siirt’ten Batman’a gidiyorum.
D) Kral da dilenci de aynı iştahla acıkır.
E) Ülkeler kılıçla alınır; adaletle korunur.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış yapılan- dırılmış bir sözcükten kaynaklanan anlatım bozuklu -ğu vardır?
A) Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.
B) Yolsuzluk yapanlara gereken ceza verilmelidir.
C) Uzun süredir bu mahallede kasapçılık yapan Levent Efendi, dün vefat etti.
D) Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
E) Yazımını bilmediğiniz bir kelime olursa, İmla Kılavuzu’na bakınız.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Kimi insanlar odaya girdiğinde aydınlatır, kimisi çıktığında.
B) İnsanlar, birçok kez ölümden kaçmak isterken ölüme sürüklenmişlerdir.
C) Bırakın hayat ilkbahar gibi, ölüm de dökülen sonbahar yaprakları gibi olsun.
D) Birçok insanın değeri hayattayken değil;ancak öldükten sonra anlaşılır.
E) Ayakta ölmek ,diz çöküp yaşamaktan daha iyidir.
14. “Bu civarda bayan pantolon satan bir dükkan yok mu?”
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Gereksiz sözcük kullanımı
B) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
C) Özne eksikliği
D) İyelik eki eksikliği
E) Çatı uyuşmazlığı
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yaşamı boyunca” sözü gereksiz kullanılmıştır?
A) Adamcağız, yaşamı boyunca çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak için çalıştı durdu.
B) Yaşamın boyunca bu vicdan azabını çekeceksin.
C) Karısını ve çocuklarını öldüren adam yaşamı boyunca müebbet hapse mahkum oldu.
D) Yaşamım boyunca bu yaptıklarını hatırlayacağım.
E) Çocuklarınızın yaşamı boyunca mutlu olmasınıistiyorsanız onlara iyi bir eğitim veriniz.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “geri” sözcüğü cümleden çıkartıldığında cümlenin anlamında herhangi bir daralma ya da bozulma olmaz?
A) Sendeki bütün kitapları geri alacağım.
B) Fabrika işçileri geri işe alındı.
C) Bende sana ait ne varsa hepsini sana geri iade ediyorum.
D) Eğer bir karar verdiyseniz, geri adım atmayın.
E) Biraz daha geri gider misin?
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) O mahur beste çalar Müşgan’la ben ağlaşırdım.
B) Senin on yıl sonraki halini hatırladıkça üzülüyorum.
C) Çocukları çok sevdiğini ve asla zarar veremeyeceğini söyledi.
D) Ağabeyim ders çalışıyor, ben de bağlama çalıyordum.
E) Sevmek, yalnızlığı göze alabilmektir çoğu zaman.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A) Aşk dilekleri,yüksek katlara bir türlü ulaşmazmış.
B) Her zamankinden çok farklı bir mektup okuyacaksın.
C) Divan Edebiyatı, Arap ve özellikle İran edebiyatının etkisiyle gelişmeye başlar.
D) Çöplükten beslenenleri görünce bize anlatılan her şeyi unutmak istedik.
E) Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra , hayata bakış açılarında önemli değişiklikler olmuştur.
|
...Yanıtlar…
|
|
1) E
2) E
3) A
4) A
5) E
6) C
7) D
8) C
9) D
10) D
11) A
12) C
13) A
14) D
15) C
16) C
17) E
18) E
|
1. Aşağıdakilerden hangisi yüklemine göre farklı bir cümledir?
A) Bu sezon izlediğim filmlerin en güzeliydi.
B) Dün hava biraz daha soğukmuş.
C) Yeğenim çok sevimli bir çocuktur.
D) Konuşurken heyecandan kekeliyor.
E) O, burnu büyük bir insandır.
2. "Bu edebî akım, bugüne gelinceye dek birçok evrelerden geçti." cümlesinin nitelikleri, aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
A) Olumlu, bileşik, kurallı, eylem cümlesi
B) Olumlu, basit, kurallı , eylem cümlesi
C) Olumsuz, bileşik, devrik, ad cümlesi
D) Olumsuz, basit, kurallı, eylem cümlesi
E) Olumlu, bileşik, kurallı, ad cümlesi
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yan cümlecik" temel cümlenin "nesnesi" görevinde kullanılmıştır?
A) Çocuk, çok geçmeden uyandı.
B) Ellerinden geldiğince bize yardım ettiler.
C) Çalışmaktan artık iyice yorulmuştuk.
D) İnşaata bir başka bekçi tutmayı düşünüyordu.
E) Gözlerini kısarak konuşmasına devam etti.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ortak yüklem" kullanılmıştır?
A) Ben, çocuğun kitaplarını aldım, ablası güzelce kapladı.
B) Onunla görüştü ve bu konudaki düşüncelerini sordu.
C) Ben kapıyı kapatıyorum, o ise açmaya çalışıyordu.
D) Kimileri dışarı çıkıyor, kimileri de içeri giriyordu.
E) Halil kitap okuyor, Deniz odasında ders çalışıyor.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi olumsuz olduğu halde, cümlenin anlamı olumludur?
A) Yarınki geziye bizimle gelmez misiniz?
B) Ne zaman işe gideceğini size söylemez mi?
C) Eve geç döneceğinizi haber vermez misiniz?
D) Annen bize gelse de mi gelmezsin?
E) Senin ne insancıl olduğunu bilmez miyim?
6. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, biçimce olumsuz, anlamca olumlu bir cümledir?
A) Ne çalışmasını ne de eğlenmesini biliyor.
B) Öykünüzün konusunu özgün bulmadım.
C) Son çıkan yayınları takip etmiyorum sanma.
D) Çocuk rahatsızlandığı için bugün okula gitmedi.
E) Eve ulaştığımda misafirler çoktan gelmişti.
7. "Eleştirilerimin büyük çoğunluğu nesnel nitelikte olduğundan, bunlara ilişkin yargılarımı herkes doğru bulur kanısındayım."
Yukarıdaki cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Kurallı, basit, olumsuz, ad cümlesi
B) Kurallı, bileşik, olumlu, ad cümlesi
C) Devrik, bileşik, olumlu, ad cümlesi
D) Kurallı, bileşik olumlu, eylem cümlesi
E) Devrik, basit, olumlu, eylem cümlesi
8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yapı bakımından ötekilerden farklıdır?
A) Açlığımı giderecek bir şeyler yemem gerekiyor.
B) Televizyonu izledikten sonra işlerimi yapacağım.
C) Sabahtan beri yalnız başıma evde çalışıyorum.
D) Açtığı kalemin ucunu bitirinceye kadar yazdı.
E) Okuduğum dergileri atmayıp biriktiririm.
9. Yan cümlesi bir ya da birkaç eylemsiden (fiilimsi) oluşan cümlelere "girişik bileşik cümle" denir.
Aşağıdakilerden hangisi "girişik bileşik cümle" değildir?
A) Öğrencilerin sorunlarının kökenine inmeliyiz.
B) Bize derdini anlatan öğrenci meğer haklıymış.
C) Yüzünde mutsuzluğu anlatan bir ifade vardı.
D) Söyledikleriniz bizce bilinen şeylerdir.
E) Yiyeceğiniz kadar almasını bilmelisiniz.
10. Herhangi bir öğesi ortak olmayan, birden çok yüklemi olan cümleye bağımsız sıralı cümle denir.
Aşağıdakilerden hangisi bağımsız sıralı bir cümledir?
A) Çiçekleri vazoya yerleştirdim, sık sık suyunu değiştirdim.
B) Aniden bir işim çıktı, ama işimi hemen hallettim.
C) Sağlığın temel koşulu spordur, dengeli beslenmektir.
D) Zamanımı boşa harcadım, şimdi üzgünüm diyorum.
E) Öğrenciydim, gençtim, okulun yurdunda kalıyordum.
11. "Bağımlı sıralı cümlelerde özneler, tümleçler veya birden çok öğe ortak olabilir."
Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu açıklamaya bir örnektir?
A) Çocuk annesini istedi; anne gelmek istemiyordu.
B) Yağmur hemen dindi, ardından hava açıldı.
C) Camdan baktım, çocuklar evin önünde oynuyordu.
D) Konuk, kapıyı yavaşça açtı, içeri girdi.
E) Zaman, acıları unutturur; yaşam normale döner.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ortak nesne kullanılmıştır?
A) Evin hanımı bulaşıkları yıkadı, duruladı, kaldırdı.
B) Günlerdir uyku uyumadım, kimse halimi sormadı.
C) Sabahları erken kalkar, kahvaltımı yapar, yola çakırım.
D) Günlerce sokağa çıkmam, evde çalışırım.
E) Arabayı aldım, bir süredir onunla oyalanıyorum.
13. Aşağıdakilerin hangisinde virgülden önceki bölüm, eksiltili bir cümledir?
A) Bütün anıları unutuyorum, geleceğim güzel olacak, diye düşlüyorum.
B) Çocuklarımı büyütüyorum şimdi, ikisi birbirinden çalışkan.
C) Hepsinde bir telaş, sürpriz başarılarını kutluyorlar.
D) Davetsiz gelenler de var, kalsın çılgınca eğleniyor.
E) Armağanlar masanın üzerindeydi, ben merakla açılmasını bekliyorum.
14. Aşağıdakilerin hangisinde yan cümle, temel cümlenin öznesi değildir?
A) Gün doğmadan neler doğar.
B) Minareyi çalan, kılıfını hazırlar.
C) Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.
D) İşini hor gören boynuna torba takar.
E) Cefayı çekmeyen, sefanın kadrini bilmez.
15. (I) Fazla sıkıştırıldığını anlayan hayvan, sırtını duvara dayadı, atlamaya hazırlandı. (II) Gözlerini avcıya dikti, kocaman açılmış gözler... (III) Avcı avının geldiğini anladı. (IV) Hayvanın ölümle hesaplaşma anı... (V) Avcı tetiğe dokundu.
Yukarıdaki cümlelerden hangileri eksiltili cümledir?
A) I. ve II. B) I. ve V. C) II. ve IV.
D) III. ve IV. E) IV. ve V.
16. Aşağıdakilerin hangisi bileşik, devrik ve olumsuz bir ad cümlesidir?
A) Çevremde dönüyor bu yaramazlar.
B) Yaşamın dayanılmazlığını geç anladım.
C) Hangi resmime baksam ben değilim.
D) Sen değilsin yıllardır beklediğim.
E) Güzeldir, meyveyi ağaçtan koparıp yemek.
17. Aşağıdakilerden hangisi sıralı cümle değildir?
A) Yıl boyunca ders çalıştık, eğlendik, sınavlara girdir.
B) Kapının önünde durdu, sağına soluna baktı, içeri girdi.
C) İlkbahar gelir, havalar ısınır, göçmen kuşlar gelir.
D) Ders çalışmak için arkadaşlarıyla biraz önce kütüphaneye gitti.
E) Süt dökülmüş, her yer kirlenmişti.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümlecik ikileme ile kurulmuştur?
A) Soruları cevaplayanları tek tek dışarı çıkardım.
B) Otobüste rahat rahat düşündüm bu soruları.
C) Adamcağız başladığı işine yeni yeni alışıyor.
D) Söyleye söyleye nihayet onu da razı ettim.
E) Borcumu her ayın on beşinde tıkır tıkır ödüyorum.
19. Aşağıdakilerden hangisi yapıca basit cümledir?
A) Körle yatan şaşı kalkar.
B) Araba devrilince yol gösteren çok olur.
C) Damlaya damlaya göl olur.
D) Üzüm üzüme baka baka kararır.
E) Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.
20. Aşağıdaki dizelerden hangisinin yüklemi, sözcük türü yönünden ötekilerden farklıdır?
A) Bir yaz bulutuydu
Kıvrım kıvrım duran saçlarında
B) Şimşekti gözlerinden çakan
Güneşe gelince
C) Aşılmaz bir dağdır gururum
Sana varan yollarımda
D) Düşüncem seninle dolu
Seninle çakmak çakmak yüreğim
E) Bin dilden konuşur ağaçlar
Ben yalnız çiçeklisini anlarım
CÜMLE TÜRLERİ Cevap Anahtarı
1. D 2. A 3. D 4. B 5. E 6. C 7. B 8. C 9. A 10. B
11. D 12. A 13. C 14. A 15. C 16. D 17. D 18. D 19. E 20. E