Türklerin İslamiyeti Kabulünden Sonra meydana gelen değişimler
Türk İslam Toplumlarında, kültürel hayat, islam kültür çevresinin
etkisi altında gelişti. Türklerin bu çevreye girmeleri onların her
alanda ilerlemesine ve yükselmesine sebep oldu. Türk düşüncesi, bir
yandan tarihi gelişimini devam ettirirken diğer yandan İslam düşüncesi
ve felsefesiyle bütünleşti. Bu toplumların hayat tarzlarında islamın
yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarına ve kurallarına uyum sağlayacak
değişmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri "Şerri" esaslara ve
"Törelere" göre yeniden kuruldu, düzenlendi. Arap ve Fars dil ve
kültürlerinin baskısına rağmen, Türk dili korundu. Karamanoğullarının
başlattıkları resmi dilin türkçe olması hareketi, bazı olumsuz dönemler
dışında devam etti. İslamın koruyuculuğunu üstlenen Türkler, Türk
tasavvuf düşünce ve eylemleriyle müslümanlığın çağlar boyu gelişmesini
ve yönlendiriciliğini sağladılar. Anadolu Türk toplumu oluşturduğu
kültür çevresinde, manevi ve maddi kültür hayatını sürekli şekilde
güçlendirdi. Kurduğu imparatorluklar o çağların siyasette, sosyal düzen
ve sosyal adalette, iktisadi alanda, özellikle bilimde, eğitim ve
öğretimde, hukuk hayatında, en medeni ve en ileri devletleri oldular.
Osmanlı imparatorluğu kuruluşundan başlayarak, tarihi varlık alanından
çekilişine kadar altıyüz yıl boyunca İslam Dünyasının, Türk İslam
kültür çevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devleti niteliğini
koruyarak, kültür hayatını inançlarda, adalette, dilde, musikide, sanat
ve estetikte, mimaride, folklörde, eğitim ve öğretimde, sosyal
ilişkilerde, diplomasi de özenle güçlendirdi. İnsanlık tarihine sayısız
örnekler verdi. Kültür varlığımızın zenginleşmesini sağladı.
Türklerin İslamiyeti Kabulu
Türkler'
in İslamiyet' le asıl karşılaşmaları Emevi ordularının Maveraünnehr' e
girmesinden sonradır. Türkler sınır boylarında İslam Dini' ni tanıma
fırsatı buldukça onu benimsiyorlardı. Fakat ilk Müslüman olan Türk
devleti bu bölgede değil, İtil boyunda yaşayan Türkler' in kurmuş
oldukları Bulgar Devleti oldu. İtil Bulgarları' nın hükümdarı Almış,
Bağdad Abbasi Halifesi' nden din adamı ve askerlik teknolojisi bilen
insanlar (kale yapımı için) istemişti. Onuncu Asr' ın başlarında onlara
bir Müslüman hey' eti geldi. O sırada Hazar Hanları Museviliği,
Uygurlar Mani Dini' ni, Doğu Avrupa' ya giden diğer Türkler ise
Hıristiyanlığı kabul etmiş bulunuyorlardı. İtil (Volga) Bulgar devleti
ilk Müslüman Türk devleti oldu. Cuma hutbelerinde "Allahım, Bulgar
İl-teberini (hükümdar) doğru yola götür" deniyordu. Hükümdar, babası
Müslüman olmadığı için onun adını anmak istemedi, onun yerine Abdullah
adını kullandılar. Bulgar Türkleri o sırada eski örf ve adetlerini,
bazıları İslam' a uymasa da devam ettiriyorlardı, ama İslamiyet
konusunda fevkalade samimi idiler; geceler çok kısa olduğu için, sabah
namazını kaçırma korkusuyla çok defa hiç uymuyorlardı. Bunlar aynı
zamanda Müslüman olmayan komşu Türk ülkelerine karşı gaza yapıyorlardı.
Nitekim Başkurt Türkleri o sırada Hıristiyan olacakken, Bulgarlar bunu
engellemişti.
